1 Elma 1 Newtonsa, Bir Buçuk Acılı Dürüm 2 Fındık Lahmacun Kaç Mahodur?

Sorun çözümleme konusundaki yaklaşımlarımız farklı. Erkekler sorunları farklı biçimde ele alıyorlar, kadınlar çok farklı. Üretilen çözümler de o ölçüde farklılık gösteriyor haliyle. Erkek sorun yaratmaz ki sorun çözümlemekle uğraşmasın. Kadınsa ortada sorun yoksa rahatsız olur. Genelde kendi yaratmış olduğu sorunları çözümleme biçimiyle övünmekle meşguldür.

Tuvalet alışkanlığı örneğin: erkek klozet kapağı kaldırmaz. Hatta o kapağın oraya neden takılmış olduğunu bile tam açıklayamaz hiçbir erkek. Ta ki evlenene kadar… Kapağın kalkması konusundaki talepler -ve giderek şikayetler, dayanılmaz hal almaya başladığında kapak kaldırma alışkanlığı edinilir ama nedeni anlaşılamadan: “hayır, sen kullanmadan önce indir, kullandıktan sonra kaldır, kalkık dursun. Ben neden kaldırıyorum?” diye düşünse de, erkek naçar kabullenir kapak kaldırmayı.

Ancak ondan sonra da şikayetler “ya, kapağı indirmeyi unutmuşsun” şeklini alır. Tekrar indirilecekse neden kaldırılıyor? Ben o sorunu kapağı hiç kaldırmayarak kökünden çözmüştüm 20 küsur senedir. Kaldırma konusunu gündeme getiren sensin — diye düşünürsünüz. Kadın önce sorun yaratır, sonra o sorunu çözmekle cebelleşir durur.

Benzer bir durum da mutfakta yaşanır. Giresimiz olmaz bizim mutfağa pek. Tercihan mutfaktan arzu ettiğimiz şeylerin, gönlümüze göre harmanlanıp, gerekiyorsa pişirilip, arzu ettiğimiz kompozisyonda ve arzu ettiğimiz saatte, yine arzu ettiğimiz mekanda -genellikle televizyonun karşısı (futbol, playstation, DVD, porno… tüm eğlenceler televizyonla alakalı, biz ne yapalım) önümüze getirilmesi en idealidir. Öyle ya, senle neden evlendik, erh evlendim yani (lan evlendim dedim tüylerim ürperdi. Allah korusun. Bekarım, halim vaktim yerinde kumarım yok, alkolü de bıraktım. Bekar bayanlara buradan selam ediyorum). Bunları yapma sorumlusu kişiye geçici süreyle ulaşılamadığında köşedeki dürümcü aranır, benzer şekilde, arzu edilen saatte arzu edilen yemeğin arzu edilen şekilde arzu edilen mekana getirilmesi sağlanmış olur. Voila! (saç boyası değil, işte bu kadar anlamındaki voila! Kadınlar…).

Erkeğin mutfağa girmesi için şunlardan en az birinin doğru olması gerekir:

a) Angelina Jolie mutfak önlüğüyle -sadece mutfak önlüğüyle, “yemeğini yaKtım, gel al” diye mutfaktan çağırıyordur,
b) a’dakine benzer bir durum akla gelmiştir de Angelina Jolie’ye o anda ulaşılamamıştır iç geçirilerek evdekiyle idare edilecektir,
c) su borusu patlamıştır,
d) Angelina’nın borusu patlamıştır -ya da patlatmışınızdır kasten. sizi allahsız sizi…
e) Angelina Jolie akşam yemeğe geliyordur, ya da
f) artık tahmin etmişinizdir…

Neyse mutfak diyordum. Kadın erkek birlikteliğinin dört duvar arasında vücut bulduğu, “lan seksi de tükettik acaba bebek mi yapsak?” mallığının bile artık akla yakın görünmeye başladığı umutsuz birliktelik yuvalarında (hukukta kısaca evlilik yuvası deniyor, aslen açılımı budur) kırk yılda bir mutfağa girildiğinde de her şeyin “bulunduğu gibi” bırakılması gerekecektir. Umumi tuvalet mi lan burası? O zaman ben de evyenin altına “buraya çöp döken şerefsiz evladıdır” yazayım…

Erkek sorun yaratmaz, çözümlemekle de uğraşmaz. Mutfakta biriken çöpleri dert edinmezseniz çıkarılıp atılacak çöp sorununuz da olmaz, kapıcıyı daha kreatif maksatlarla kullanabilirsiniz (örneğin: aşağıdan 12 ellilik bira iki malbuş bi Maxim kap bana). TV sehpasının üzerine dantel örtü koymazsanız simetriyi kafanıza takmazsınız, düzeltmeye uğraşmazsınız, örtünün kenarı kalkıp da sehpanın ne kadar toz topladığı belli olmaz ve üzerine bira dökülemez…Nooo proplem.

Eve ayakkabılarla girmeyi alışkanlık edindiğinizde eve ayakkabıyla giren bireyin ayak izleri diğer bireylerinki ile harmanlanıp onlara karışacağından hangi sikimin belli olmayacak ve durum eskisi kadar göze batmayacaktır. İpek halılar mı? Ayakkabıyla girilen eve neden ipek halı konulsun ki? Saray mı burası?

Amarigalılar kadın ömrünün 30 senesini ideal erkeğini aramakla kalan 30 senesini de o ideal erkeği değiştirmeye uğraşmakla geçirir diyor. Karşı karşıya olduğumuz sorun yerel değil global. Brad de aynı sorundan muzdarip yani.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir