Halime Bak, Dertli Çal!

Akşam canım sıkıldı. Aldım makineyi çıktım. Dedim “bıktım ağaç, bina, börtü böcük fotoğrafı çekmekten”. Karar verdim bugün insanların gözüne gözüne sokup objektifi, biraz da canlı bir şeyler çekeceğim. Kızarlarsa silerim. Alla alla… Kimse de kızmadı[…]

Chernigiv mi Chernigov mu?

Cuma Akşamı Özgür “hadi” dedi “Chernigov’a gidelim”. Chernigov(*) Kuzey Ukrayna’da, Kiev’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan 350 bin kadar nüfuslu bir şehir. Aslında bana kalsa kasaba… Şirin bir yer. Orman, nehir, başka da pek bir[…]

Bandera Bandera Ye Beni…

Arka planda Kiev’in göbeğinde, bir zamanlar aşıkların el ele gezdiği; sokak müzisyenlerinin şarkılar söylediği; pandomimcisinin, dansçısının, ressamının sanatını icra ettiği; milletin mesai saatleri dışında ve hafta sonunda yaya halde dolaştığı; turistlerin taş gibi Ukraynalı hatunları[…]

Yeni Temayla, Yeniden

2010’da yazmayı bırakmıştım. 2013’de tekrar başlayayım dedim ama arkası gelmedi. İçimden gelmedi. Bugün itibarı ile, yeni bir formata geçiyorum. Fotoğrafa eskisinden daha fazla yer vermeye başlayacağım ama elbette (elimden geldiğince, vakit buldukça) yazılar koymaya da devam[…]

Ölüme Bir Şans Tanıyın!

Bu hafta, feci uyuz olduğum iki şeyden bahsetmek istiyorum. Birincisi, Facebook’taki, doğum günlerinin çetelesini tutmaya yarayan programlar. Son derece anlamsız buluyorum. Doğum günü kutlamasını özel kılan şey, hatırlanmış olmaktır. Her gün girdiğin osuruk bir sitedeki[…]