Category Archives: foto

Wheat Field in Ukraine

Слава Україні! Ve Героям Слава!

Ekmeğini yidiğim, Borş’una bandırdığım; meşhur etçem seni diyen yönetmenlere kanan taze köylü güzeli misali saf ve temiz ve en az Türkiye kadar gerizekaa Ukrayna’m benim. Слава Україні, Героям Слава! Ama her yerde, Her zaman, Mutlaka, Her geroi az biraz geri zekaaa. Kalp kalp, sarı mavi,

Allah Yok, Din Yalan

Hiç ölüme şahit oldunuz mu bilemiyorum. Olmadıysanız da olacaksınız. Ölüm hayatın gerçeği. Ben birkaç vesileyle şahit oldum. Net biliyorum: ölüm kesin bir şey ve eğer ki uykunuzda veya hastanede narkoz vs. etkisi altında ölecek kadar şanslı değilseniz, ki büyük çoğunluğumuz değiliz, çok acılı bir şey.

Boğulma Tehlikesi

Girmeyelim bana pek bebek Sularım derindir Soğuktur Huyum daha bir soğuk Hem dalgalıdır Hem sığlıklarımdan kum çekilir Dibimdeki her kayanın altında ayrı bir musibet Akıntılarım binlerce zehirli yaratık taşır koylarıma Enginlerimde yırtıcılar dolaşır Kayalıklarım desen, gayet tekinsiz Kaç kadın boşluğa bıraktı kendini oralardan Geceleri ruhları

Halime Bak, Dertli Çal!

Akşam canım sıkıldı. Aldım makineyi çıktım. Dedim “bıktım ağaç, bina, börtü böcük fotoğrafı çekmekten”. Karar verdim bugün insanların gözüne gözüne sokup objektifi, biraz da canlı bir şeyler çekeceğim. Kızarlarsa silerim. Alla alla… Kimse de kızmadı – portresini yaptıran abi haricinde kimse suratını bile asmadı.

Rusya’ya mı yerleşmeli?

Eskiden, hele de akşam 9’da, hele de bugünkü gibi ne sıcak ne serin, dört dörtlük bir havada, bu caddede binlerce insan olurdu. EuroMaidan dediler, Avrupa Birliği dediler ülkenin anasını sittiler. Savaş korkusuna Yahudiler İsrail’e, Rus yanlıları Rusya’ya, AB yanlısı Ukraynalı’lar da Polonya’ya kaçtı. Hemen hiç

Mevsim Sonbahar…

İki gün önce 27 dereceydi, güneşliydi. Dün birden bulutlandı hava, soğudu. Gündüz 15 derece, akşam 10… Eminim güneş gene yaz güneşidir. Yukarılarda bir yerlerde, bu coğrafyaya hala dik (dik değilse de dikimsi) düşme gayreti içerisindedir. Ama kara kara yağmur bulutları çağanoz gibi yampiri yampiri gelip

Chernigiv mi Chernigov mu?

Cuma Akşamı Özgür “hadi” dedi “Chernigov’a gidelim”. Chernigov(*) Kuzey Ukrayna’da, Kiev’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan 350 bin kadar nüfuslu bir şehir. Aslında bana kalsa kasaba… Şirin bir yer. Orman, nehir, başka da pek bir nane yok gibi. Özgür’ün bir arkadaşı gece kulübü açıyormuş Chernigov’da,

Alkolden Uzak, Tarrak Gibi Yaşamak…

Hallukh usta 6000 sene öncesinin İran’ında, Persepolis’te taş ustasıydı –elbette askere alınmadığı, sefere neyin gitmediği, sivil takıldığı nadir zamanlarda… Akşama kadar çift ş’yle eşşek gibi çalışır, akşam evine döner şarabını açar, tek f’yle efendi gibi stres atardı. O zamanın karıları dırdır yapmazdı.

Yine de Ukrayna’yı Seviyorum…

Ramazan girdiğinden beri işler tırt. Bütün gün yatmaktan gına geldi. Söylemesi ayıp, yengenize de göbeği eritme söz verdim. 6 haftada Brad Pitt’e dönmem gerekiyor. Dedim alayım makineyi, açayım cep telefonundaki GPS’li koşu uygulamasını da. Sağlam bir yürüyüş yapayım. Cep telefonunda Nike+ Running diye bir uygulama