Enter Fart: Biz Osuruğu Havada Yakaladık

Fart
Fart

Hava eksi üç derece, yerlerde inceden kar var, elde eldiven, kafada bere, sırtımda sırt çantası, çantada fart, veteriner kliniğine gidiyoruz. Biz osuruğu havada yakaladık, kendimize kedi, getiren haspayı da siktir eyledik.

Biz “sıfır beden” dedik bağrımıza bastık seni, sen hepten kaşar çıktın. Hem de kaşarın dibi küf tutmuşu. Karının aklı fikri maniküründe, cilt kreminde, dip boyasında. Glamour’ına sokayım Mariyana.

1 hafta kadar önce, elinde taş çatlasa bir aylık bir kedi yavrusuyla geldi bu. Ama nasıl çirkin bir kedi yavrusu, anlatamam. Siyah, el kadar, kıllı tüylü, o kadar kıllı tüylü ki bana kalsa adını Şahin K koyarım, dönüp arkama bakmam. “Bak bu Fart” dedi: “ev arama telaşındayım, ilgilenemiyorum, bir hafta sen bakar mısın”. Kabul edip aldım Fart’ı. İlk gün bi paket whiskas bebe verdim, bayıla bayıla yedi hayvan. Keyfine diyecek yok. Ertesi gün ağzına lokma koymadı. Su bile içmiyor hayvan. Belki bir gün önce çok fazla yediği için bugün yemiyordur diye üstüne düşmedim. O gün öyle geçti, aç bilaç.

Devrisi gün hayvan yine lokma yemedi, yudum içmedi. İşgillendim. Damlalıkla, kaşıkla beslemeyi denedim. Olmuyor. İstemiyor hayvan. İstemiyor ne demek? Yememek konusunda kararlı. Yedirirken ellerimi paralıyor, ısırıyor. Acemiyim de biraz, bilmiyorum damlalıkla kedi beslemenin ilmini. Bir damla ağzına, kalanı komple üstüne başına, hatta aksırıyor, mama olduğu gibi suratıma… Fart üçüncü gün de yemek yemeyi ve su içmeyi reddedince aldım veterinere götürdüm. Bağırsak parazitidir dediler, profender marka, enseden sürülen bir sıvı verdiler. Ertesi gün parazitleri dökecekmiş hesapta.

Mariyana’yı aradım, dedim ki kedinde bağırsak paraziti varmış. Karı demesin mi “aaa, aldığım yere geri vereyim. Kazıklandık bak görüyor musun”? Lan kazığına sokayım. Hayvan zor durumda. Geri vereceksin de ne olacak? PetShop sencileyin gerizekalı başka bir kokoşa satacak kediyi işte. O da iade edecek. Kokoşlar ve PetShop arasında gidip gelirken ölecek bu çirkin yaratık. Yazık lan! Sorumsuz kaltak!.. Böyle diyerek yol verdim Mariyana’ya. Fart’a da el koydum. Racon kestim Kyiv’e, okkadar.

Kediye dönersek, Profender bir boka yaramadı. Dördüncü gün de yemek yemeyince aldım tekrar veteriner kliniğine götürdüm, tekrar muayene ettiler. Parazit tedavisini ertelemeye karar verdiler. “Öncelikle iştah sorununu halledelim, sonra parazit tedavisini uygular aşılarını yaparız” dediler. Şimdi bu el kadar (el kadar dediysem mübalağa değil, bildiğin el kadar) kedi yavrusunu günde iki kere veteriner kliniğine götürüyorum. Sabah akşam 4er iğne vuruyorlar hayvana. Ufak olduğu için iğneler arası 20şer dakika beklemek gerekiyor. Bir veteriner seansı 2 saat. Günde 4 saatimi öyle yiyor bu herif. Ayrıca sabah öğlen akşam damlalıkla 3 ayrı sıvı içirmem gerekiyor. Kısacası, bu hafta komple Fart’a hastabakıcılık yapıyorum denilebilir.

Kaan’a anlattım durumu, “olm bakarsın şeker bi manita bağlar sana Fart, ödeşirsiniz” dedi. Fart’ın benimle ödeşebilmesi için bana bi Megan Fox veya bi Angelina Jolie bağlaması lazım bu saatten sonra.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir