George Carlin (1937 – …)

Amerikalı komedyen, düşünür, dünya tatlısı, zeki, örnek alınası insan. Sitesinde yer verdiği biyografisi “1937 Ağustosunda Curley’s Hotel’de conceive olmuşum…” şeklinde başlıyor. Conceive fiili hamile kalmak/kalınmak anlamına geldiği gibi, idrak etmek/edilmek de dahil bir ton anlama geliyor. Hangisini kastettiğini bilemiyoruz zira usta kelimelerle çok zekice oynuyor. Onu anlamak için İngilizce bilmek lazım; bilmek derken, her Türk’ün, her turizmcinin, her amarigada okuyanın İngilizce bildiği gibi değil; İngilizce’yi anlamak lazım. Nokta.

12 Mayıs 1937 doğumlu ve … dan da anlaşılacağı üzere, halen hayatta. Erken yaşta babasını kaybetmiş. 9. sınıfta okulu bırakmış. 1954’de ABD Hava Kuvvetlerine katılmış. 2 senelik askeri kariyerinde 3 kere askeri mahkemelik olmuş. 56’da bir yandan da DJ’lik yapmaya başlamış. İşte o aralar kendi deyimiyle: “karı kız ortamı görmüş”… 57’de genel terhisle ordudan ayrılmış. Profesyonel kariyerine başlamış ve 52 yıl devam etmiş… Ve ediyor.

Her ne kadar o Allah’a, tanrıya, isaya musaya vs. inanmasa da; Allah uzun ömürler versin kendisine. Allah başımızdan eksik etmesin. Allah ne muradı varsa versin ona. Hatta Allah onun hayatını, onun istediği gibi tersine çevirsin de, o emekli olarak doğsun, gençliğine kadar çalışıp kolunda bir altın saatle üniversiteli olarak kovulsun işten… Ve yaşamı bir orgazmla son bulsun. Tanıdık değil mi? İşte forward butonunu amacı dışında kullanmanıza neden o popüler espri, bu ustaya ait.

Şu anda ABD’nin tanınan bilinen, sevilen komedyenlerinden, yazarlarından, sitend apçılarından birisi. Esprilerini sadece cinsel organlar, kadın erkek, siyah beyaz, kentli köylü kontrastları ve yüzeysel şakalara dayandırmayan, güldürürken gerçekten düşündüren nadir komedyenlerden. Hatta komedyen mi, düşünür mü karar vermek çok zor.

1970’lerde bir radyo programında “Asla TV’de Söylenmeyecek Yedi Kelime” (Seven Words You Can Never Say On TV) başlıklı bir konuşma sırasında, Fuck kelimesinin TV’de yasaklı olmasıyla ilgili olarak yaptığı yorumu:

“Benden daha zeki insanlar şöyle demiş: ‘Oğlumun iki kişinin birbirini öldürdüğü bir filmi seyretmesindense iki kişinin seviştiği bir filmi seyretmesini tercih ederim’. Katılıyorum, harika bir ifade. Keşke bunu ilk söyleyen ben olsaydım. Bu ifadeye katılıyorum. Katılmakla da kalmıyor, bir adım daha ileri gidiyorum: O filmlerdeki öldürmek kelimelerini sikle, sikmekle (Fuck) değiştirmek isterdim: Evet Şerif, artık seni sikmemiz lazım. Ama sikilmen yavaş olacak”.

George Carlin ateist. Ama dallamalık olsun diye değil; dinin insanları kontrol etmek, özgürlüklerini ellerinden alıp onları normalde asla kabul etmeyecekleri bir takım işleri(*) yapmaya ikna etmek adına kullanılan bir araç olduğunun farkında olduğu için ateist. 10 emirle dalga geçtiği, birkaç espri arasında 40 50 (kanımca haklı) tespitte bulunduğu konuşmasını buradan indirip dinleyebilirsiniz. Elbette İngilizce (4 Ekim 2008, Türkçe çevirisini ekledim, okumak için tıklayın)… Konuşma içerisinde “tarihte tanrı adına öldürülenlerin sayısı, tüm diğer nedenlerle öldürülenlerin sayısından kat kat fazladır” diyor usta. İngilizce bilmiyorsanız, o kadarını bari bilin istedim.

(*) insan öldürmek, tanrı adına, vatan adına veya tanrının onayladığı başka bir “kutsal” görev adına cinayet işlemek, ya da bir avuç toprak, veya cennette sonsuz bir yaşam, ve saire ve saire ve saire için ölmek, ölüme gitmeyi kabul etmek.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir