Parental Edvayzorii – Corc Karlin

Lisede bi ingilizce hocam olduydu benim altı aylığına falan (milli eğitim için gayet uzun bir süre…), dombili, gudubet ve sivilceli bir kadın. Prezııııııııınt pörfeeeekt teeeeeeens derdi bize sankim biz devlet lisesinde okumayla, embesilmişiz gibi…. Allahtan başka tens işleyemeden aldılar karıyı başımızdan. Keşke adını hatırlasaydım da ona ithaf etseydim neşrettiğim bu çeviriyi… Neyse, hocam, adınızı hatırlamasam da, ahanda bu da size girsin…

(Sıkkırooool daaaaavn for ingiliiiiiish beybeeeeeee)

Top olmaz, ibne olmaz, lubunya olmaz, oğlan yasak, topoş yasak. Zenci yasak, karaoğlan yasak, gündüz feneri demek olmaz, arap olmaz, fellah yasak, dazlak olmaz, vırt demek yasak, zırt demek yasak, yahudi yasak, rum yasak, yasak, yasak, ayıp, ayıp, ayıp… Bu kelimelerin kendisinde yanlış olan hiçbir şey yok. Bunlar sadece sözcük. Önemli olan bağlamdır. Kelimeleri güzel ya da çirkin yapan kullanıcıdır, kelimelerin arkasındaki niyettir. Kelimeler tamamen nötrdür. Kelimeler tamamen masumdur. Ayıp kelimelerden ve terbiyesiz konuşmadan yakınan insanlardan yoruldum artık. Zırvalık! Bu kelimeleri iyi veya kötü yapan bağlamdır.

Zenci kelimesini ele alalım: zenci kelimesi kendi başına kötü bir kelime değil. Asıl kaygılanmanızı gerektirecek şey bu kelimeyi kullanan ırkçı götoğlanı olmalıdır. Richard Pryor veya Eddia Murphy sarf ettiğinde umurumuzda olmuyor neden? Çünkü onların ırkçı olmadıklarını biliyoruz. Onlar zenci! Bağlam! Onların bağlamına aldırmıyoruz çünkü onlar siyah. Doğruyu ifade eden kelimelerden korkmamalısınız. Buna hoşunuza gitmeyenler de dahil: mesela bu ülkede her köşe başında bir ırkçı hödüğün yaşıyor olduğu gibi.

Gerçeği gizleyen kelimelerden hazetmiyorum. Hüsnükelamdan hoşlanmıyorum. Ve Amerikan İngilizcesi bol bol hüsnükelamla dolu çünkü Amerikalılar gerçeklerle yüzleşemiyor. Amerikalıların gerçekleri kabullenme sorunu var ve bu nedenle kendilerini gerçeklerden izole edip koruyacak “yumuşak” bir dil icat ettiler. Ve bu durum her yeni nesille daha da kötüye gidiyor. Bir nedenden ötürü sürekli kötüye gidiyor…

Bu konuda bir örnek vereyim size: Savaş halinde karşımıza çıkan bir ruh durumu vardır, bunu pek çok insan bilir. Savaşan bireyin sinir sistemi tam olarak en üst ve azami noktaya kadar gerildiğinde ve artık daha fazla girdi kabul edemez olduğunda yaşanır. Sinirler ya boşalmıştır, ya boşalmak üzeredir. Birinci dünya savaşında bu ruh haline şarapnel şoku (shell shock) deniliyordu: basit, dürüst, direkt bir dil, sadece iki hece: shell shock. Bu dediğim 70 sene önceydi. Koskoca bir nesil geride bırakıldıktan sonra İkinci Dünya Savaşı başladı ve aynı ruh haline savaş yorgunluğu (battle fatigue) denilmeye başlandı. Artık dört hece, söylemesi biraz daha zor, önceki kadar sert de değil ve yorgunluk şok kelimesinden çok daha güzel bir kelime. Shell shock – battle fatigue… Sonra 1950’de Kore Savaşı’na gittik ve aynı rahatsızlığa operasyonel tükenme (operational exhaustion) denilmeye başlandı. Artık sekiz heceye çıktık ve terimin içerisindeki insanlık tamamen sıyırılıp alındı, artık tamamen nötr. Operasyonel tükenme! Kulağa, arabanızın başına gelebilecek bir şey gibi geliyor. Elbette daha sonra Vietnam Savaşı çıktı ki hepi topu 16 – 17 sene kadar oluyor biteli, ve bu savaşla ilgili yalanlar ve aldatmacalar sayesinde artık hepiniz biliyorsunuz ki bu rahatsızlık travma sonrası stres bozukluğu (post-traumatic stress disorder) adını aldı… Hala sekiz hece, ama artık bir de tiremiz var terim içerisinde. Ve acı artık tamamen teknik jargonun altına gömüldü: post-traumatic stress disorder. Eğer bu rahatsızlığa hala şarapnel şoku diyor olsaydık iddia ederim o Vietnam Gazilerinden hiç değilse bir kısmı hak ettiği ilgiyi görebilecekti. Bu konuda bahse girerim sizinle.

Gelin görün ki öyle olmadı ve öyle olmayışının sebeplerinden biri de bizim bu yumuşatılmış dili kullanıyor olmamız: bu yumuşatılmış dil hayatın içinden gerçekliği, yaşamı alıp götürüyor. Üstelik bu durum zamanla daha da kötüleşiyor.

Bir başka örnek, hayatımın benim hatırlamadığım bir döneminde, sessiz sedasızca, hela tuvalet oluverdi. Kimse bana fikrimi sormadı, hatta bu bana bildirilmedi bile: hela, tuvalet oluverdi. Tuvalet, lavabo oluverdi. Takma diş, protez oluverdi. Danışma, operatör yardımı oluverdi. Fakir insanlar mezbelede yaşardı, artık ekonomik olarak az gelişmiş varoşlarda, standartların altındaki evlerde yaşar oldular… Ve meteliksizler… Nakit akışı itibarıyla ekside değiller, bildiğin meteliksizler amınakkoim. Çünkü pek çoğu kovuldu. Kovulmak ne demek bilirsiniz: yönetim insan kaynakları alanında tasarrufta bulunmaya niyetlendiğinden bir takım insanlar istihdam fazlası haline geldi…

Kendini beğenmiş, aç gözlü, besili, beyaz adam kendi iğrençliklerini gizleyecek bir dil icat etti. Olay bu kadar basit. CIA artık kimseyi katletmiyor, etkisiz hale getiriyor veya bir bölgede nüfus azaltımına gidiyor. Hükümet yalan söylemiyor, yanlış istihbarat veriyor. Pentagon güneş ışığı üniteleri dediği yerlerde aslında nükleer radyasyon miktarını ölçüyor. İsrailli katillere komando denilirken Arap komandolara terörist deniliyor. Kiralık katillere artık özgürlük savaşçısı deniliyor. Evet, eğer verem savaşçılar veremle savaşıyorsa, acaba özgürlük savaşçıları neyle savaşıyor? Kimse bize işin bu tarafından bahsetmiyor değil mi?

(turkçe için bi zahmet yokari kaydiracaasun da)

You can’t say fruit, can’t say faggot can’t say queer, can’t say pansy, can’t say nancy-boy. You can’t say nigger, can’t say boogie jig, jigga boo, skinhead, jungle bunny, hede hödö, …. can’t say jew, yid, hib, zid, …ginzo, greecer, greecebo, beaner, OA, tiger, mick, donkey, turkey, frog, squarehead, crow, chink, jap, zip, zipperhead.

There is absolutely nothing wrong with any of those words in and of themselves. They’re only words. It’s the context that counts. It’s the user, it’s the intention behind the words that makes them good or bad. The words are completely neutral. The words are innocent. I got tired of people talking about bad words and bad language. Bullshit! It’s the context that makes them good or bad.

You take the word nigger: there is absolutely nothing wrong with the word nigger in and of itself. It’s the racist asshole who’s using it that you ought to be concerned about. We don’t care when Richard Pryor or Eddie Murphy say it. Why? Cause we know they’re not racist. They’re niggers. Context! We don’t mind their context because we know they’re black. Hey I know I’m whitey the blue-eyed devil honkey motherfucker myself. (These) don’t bother my ass… They’re only words. You can’t be afraid of the words that speak the truth, even if it’s an unpleasant truth like that there is a racist bigot in every living room on every street around the corner in this country.I don’t like words that hide the truth. I don’t like words that conceal the reality. I don’t like euphemisms or euphemistic language. And American English is loaded with euphemisms because American people have a lot of trouble in dealing with reality. Americans have trouble facing the truth so they invented the kind of a soft language to protect themselves from it. And it gets worst with every generation. For some reason it just keeps getting worst.

I’ll give you an example of that: there is a condition in combat, most people know about it, when a fighting person’s nervous system has been stressed to its absolute peak and maximum and can’t take anymore input. Nervous system has either snapped or is about to snap. In the first world war that condition was called shell shock: simple, honest, direct language, two syllables. Shell shock. That was seventy years ago. Than a whole generation went by and second World War came along and the very same combat condition was called battle fatigue. Four syllables now, takes a little longer to say, doesn’t seem to hurt as much and fatigue is a nicer word than shock. Shell shock – battle fatigue… Than we had the War in Korea in 1950 and the very same combat condition was called operational exhaustion. Hey we’re up to eight syllables now. And the humanity has been squeezed totally out of the phrase, it is completely neutral now. Operational exhaustion! Sounds like something that might happen to your car… Than of course came the War in Vietnam which has only been over for about sixteen or seventeen years and thanks to the lies and deceits surrounding that war, I guess it’s no surprise that the same condition was called post-traumatic stress disorder… Still eight syllables but we got a hyphen. And the pain is completely buried under jargon: post-traumatic stress disorder. I bet you if we still called it shell shock some of those Vietnam veterans might have gotten the attention they needed at the time. I bet you that, I bet you.

But it didn’t happen and one of the reasons is that we are using that soft language, that language that takes life out of life. And it is a function of time, it does keep getting worse.

Another example, some time during my life toilet paper became bathroom tissue. I was not notified of this. No-one asked my opinion, it just happened: toilet paper became bathroom tissue. Sneakers became running shoes. False teeth became dental appliances. Medicine became medication. Information became directory assistance. Dump became the landfill. Car crash became automobile accident. Partly cloudy became partly sunny. Motels became motor lodges, house trailers became mobile homes. Used cars became previously owned transportation. Room service became guest room dining and constipation became occasional irregularity. Poor people used to live in slums now they live in economically disadvantaged substandard housing areas… And they’re broke, they don’t have negative cash-flow position. They’re fuckin’ broke. Cause a lot of them fired. You know fired… Management wanted to curtail redundancies in human resources area so many people are no longer viable members of the workforce…

Smug, greedy, well-fed, white people have invented the language to conceal his filths. It’s as simple as that. CIA doesn’t kill anybody anymore, they neutralize people or they depopulate the area. Government doesn’t lie, it engages in disinformation. Pentagon actually measures nuclear radiation by something they call sun-shine units. Israeli murderers are called commandos while Arab commandos are called terrorists. Contract killers are called freedom fighters. Well, if crime fighters fight crime and fire fighters fight fire, what do freedom fighters fight? They never mention that part of it to us do they?

George Carlin – Parental Advisory

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir