Tavsiye Üzerine ya da Öyle Buyurdu Zerdüşt

Ekonomi tıkırındaaa, ekonomi tıkırındaaaa, kıyma kıyma bunalımdaaa… Timur Selçukun o şarkısını böyle anlamış, on küsur sene, diline dolandıkça böyle mırıldanmış bi arkadaşım var benim. Bizde çeşit bol.

Dün bloxoo forumda “ne olacak bu Türkiye’nin hali” konulu bir başlığa cevap döşedim. Ama nasıl alkollüyüm… İçimi dökmüşüm ki böyle olur. Gerçekten çok içimden gelerek yazdım; çünkü bu aralar kriz jargonu beni fena baydı. Sıkıldım artık krizden. Neyse, Vladimir nickli bir bloxoo kullanısı “çok güzel açıklamışsın, bunu bi yerlerde yayınla, forum köşelerinde ziyan olmasın” diye fikir verdi –Vladimir ismi tesadüf, kendisiyle Kiev’den falan tanışmıyoruz. Bu yazı böylelikle doğdu diyebilirim. Göte girebilitesi olan bir takım ifadeler var; ama burası özgür bir ülkeyse, ifade özgürlüğü varsa, ahanda bunlar da benim samimi görüşlerim ve ifadelerimdir; dile getiriyorum; hatta getirdim bile. Buyurun…

Sorun sadece bu ülkenin sorunu değil. Sorun global. Siyasiler öyle savunuyorlar kendilerini. Gerçekten de sorun global. Bu boktan sisteme dahil olan tüm ülkeler şu anda aynı sorundan muzdarip… Finans krizi. Bakın dikkat edin, ekonomik kriz değil, finans krizi… Ve eğer bu sisteme dahil olmamış olsaydık, bu sorun bizi etkilemiyor olurdu.

Sebeplerine çok girmeden şunu belirtmek istiyorum: sorun sanıldığı gibi ciddi değil. Sorun suni. Üreten kesimin üretememe gibi bir sorunu (aslında) yok. Üretilebilmesi için gereken kaynak bulunamıyor (yani para). Sebebi de sizin ve benim gibi gerizekalıların vakti zamanında parayı finans sistemine, yani bankalara gömmüş olmamız. Yoksa parasızlığın çaresi çalışmaktır, çalışır para kazanırsınız. Sorun kalmaz. Ama siz parayı aç gözlü finansçılara emanet ettinizse, o para sisteme dönmez, geri alamazsınız… Üretime yatırım yapamazsınız. Öyle olunca da çalışmanız bile mümkün olmaz. Sistemin sıçtığı nokta budur.

Bi kere paranızı bankalardan çekin. Hele ki büyük bankaları kullanmayın. Çok zorda kalırsanız, Asya Bank vs. gibi osuruktan bankalardan kredi alın, büyük bankalara borcunuzu yeniden yapılandırın. Giderek ufak bankalarla da ilişkinizi kesin. Nakde dönün.

Kredi kartlarınızı iptal edin. Aç yaşayın. Alışverişlerinizi mutlaka nakitle yapın. Ödediğiniz nakit karşılığında mutlaka ve mutlaka PAZARLIK YAPIN. Manavda bile. Canlı ödersem kaç para olur? Bu soruyu mutlaka sorun. Hem esnafın sırtından hem de kendi sırtınızdan BANKA YÜKÜNÜ kaldırın.

Tüketiminizi ihtiyacınızla sınırlayın. (faizi yüksek bile olsa) eğer ki bir başkası sizin kazancınızdan/yatırımınızdan para kazanacaksa, kesinlikle o yatırıma girişmeyin (yani, faizli banka hesaplarınızı kapatın; icabında altın ya da döviz alın). Bankalar sırtınızdan para kazanmasın.

Vergi ödemeyi hemen şu an bırakın. Satıcılarla pazarlık edip KDV’yi kırptırın, kdvsiz ödeme yapın. Bu şerefsiz hükümetin cebine beş kuruş girmesin.

Gemisini kurtaran kaptandır, unutmayın.

Herkese bir kredi kartı verdiklerinde amaçladıkları tam olarak buydu. Unutmayın. Sadece borcunuzun faizi için çalışır hale geldiniz, geldik, getirildik. Demek ki bizler modern köleleriz. Bundan yüz yıl önce Misisipi’de, New Orleans’da pamuk ırgatlığı yapan siyahlardan bir farkımız kalmadı. Hepimiz ekonomik zencileriz. Uyanalım artık. Beyaz yakalılara hadlerini bildirme zamanı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir