Haluk

Mevsim Sonbahar…

İki gün önce 27 dereceydi, güneşliydi. Dün birden bulutlandı hava, soğudu. Gündüz 15 derece, akşam 10… Eminim güneş gene yaz güneşidir. Yukarılarda bir yerlerde, bu coğrafyaya hala dik (dik değilse de dikimsi) düşme gayreti içerisindedir. Ama kara kara yağmur bulutları çağanoz gibi yampiri yampiri gelip giriverdi güneşle aramıza. Kömür deposu boşaldı işte Kiev’e sonbahar geldi… Tırı nım nım tırı nım nım…Read More »Mevsim Sonbahar…

Yokohama Taikan

Din…

– Allah didi ki, komşunun 9 yaşında bebesine kayabilirsin didi…
– Sağa mı didi bunu?
– Heee
– Kim vardı yanında?
– Hiiiiç. dağda mağarada didi.
Read More »Din…

Chernigiv mi Chernigov mu?

Cuma Akşamı Özgür “hadi” dedi “Chernigov’a gidelim”. Chernigov(*) Kuzey Ukrayna’da, Kiev’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan 350 bin kadar nüfuslu bir şehir. Aslında bana kalsa kasaba… Şirin bir yer. Orman, nehir, başka da pek bir nane yok gibi. Özgür’ün bir arkadaşı gece kulübü açıyormuş Chernigov’da, Özgür ona takılacak. “Mekan sahibi kankam, kesin ekmek çıkar” düşünesiyle, “masrafları ben çekiyorum” dedi, sağolsun. “E ben de fotoğraf çekerim” düşüncesiyle kabul ettim, atladık gittik.

A Street in Chernigov

Chernigov’da bir sokak – İnsanları sıcakkanlı, sokakları geniş, doğası bozulmamış Chernigov’un.

Read More »Chernigiv mi Chernigov mu?

Alkolden Uzak, Tarrak Gibi Yaşamak…

Pond in Golosievskiy Park BW

Evime 1 km, yani yürüyerek 10 dakika mesafede böyle bir gölet var, karşısında bir rakı açıp içemediğim. Ne diyor üstat Neyzen Tevfik? “Bana yar olmayan devri devranın izzeti ikramını s..keyim”…

Hallukh usta 6000 sene öncesinin İran’ında, Persepolis’te taş ustasıydı –elbette askere alınmadığı, sefere neyin gitmediği, sivil takıldığı nadir zamanlarda… Akşama kadar çift ş’yle eşşek gibi çalışır, akşam evine döner şarabını açar, tek f’yle efendi gibi stres atardı. O zamanın karıları dırdır yapmazdı.

Read More »Alkolden Uzak, Tarrak Gibi Yaşamak…

Yine de Ukrayna’yı Seviyorum…

Ramazan girdiğinden beri işler tırt. Bütün gün yatmaktan gına geldi. Söylemesi ayıp, yengenize de göbeği eritme söz verdim. 6 haftada Brad Pitt’e dönmem gerekiyor. Dedim alayım makineyi, açayım cep telefonundaki GPS’li koşu uygulamasını da. Sağlam bir yürüyüş yapayım. Cep telefonunda Nike+ Running diye bir uygulama var. Aslında koşucular için, ama yürüyüş yaparken de “şşş, kaldır lan o koca kıçı, böyle koşu mu olur, hımbıl” demiyor. Yürüyüş sırasında da yürüyüş parkurunu, saatte kaç km hızla yürüdüğünü, kaç kalori yaktığını v.s. kaydediyor. Aslanlar gibi bir yazılım yani. Tavsiye ederim.Read More »Yine de Ukrayna’yı Seviyorum…

Edward Bernays (1891-1995)

Amerikalı komedyen Bill Hicks 90lardaki bir gösterisinde seyircilere şöyle seslenmişti: “aranızda reklam ve pazarlama işiyle uğraşanlara sesleniyorum: kendinizi öldürün. Ciddiyim, pazarlamacı veya reklamcıysanız, gerçekten kendinizi öldürün. Yaptığınızın mantıklı hiçbir yanı yok. Sizler şeytanın uşağısınız, güzel olan her şeyi yok eden kimselersiniz. Ciddi ciddi söylüyorum: kendinizi öldürün. Ruhunuzu temizleyip kurtulmanın tek yolu bu: intihar edin. Yanki (güneyli, kıro, silaha ve alkole meraklı kesim) bir dostunuzdan silah mı ödünç alırsınız, bir otomobilin egzoz borusuna ağzınızı dayayıp ciğerlerinizi karbon monoksitle mi doldurursunuz, nasıl yaparsınız orasına karışmam ama dünyayı o şeytani varlığınızdan derhal temizleyin. Espri de yapmıyorum. Ciddiyim. İntihar edin”. Bill Hicks algı mühendisliği, toplum mühendisliği, algı yönetimi ve benzeri gibi konulara ilk parmak basanlardan biriydi. Peki reklamcılarla ve pazarlamacılarla ilgili bu ağır lafları sarf etmesinin sebebi neydi? Bu soruyu bilahare tarafınızdan cevaplanmak üzere buraya asılı bırakıp asıl konuya, Edward Bernays konusuna girmek istiyorum.Read More »Edward Bernays (1891-1995)

Bandera Bandera Ye Beni…

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Arka planda Kiev’in göbeğinde, bir zamanlar aşıkların el ele gezdiği; sokak müzisyenlerinin şarkılar söylediği; pandomimcisinin, dansçısının, ressamının sanatını icra ettiği; milletin mesai saatleri dışında ve hafta sonunda yaya halde dolaştığı; turistlerin taş gibi Ukraynalı hatunları seyrettiği; buram buram sanat, buram buram kültür kokan Kreşatik Bulvarı üzerinde çadırını kurmuş, utanmayıp etrafını çitle çevirerek kendine bahçe yapmış, hatta hayasızlığın dibine vurmak suretiyle bir de yandaki elektrik direğinden kaçak hat çekip içeriye derin dondurucu ve buz dolabı bile koymuş batı Ukraynalı köylülerden birisi, kendisi de ihtimal bir köylü olan tombul kızın memelerine karşı birasını içerken görülüyor. Ön planda ise vatanı için savaştığını düşünürken Amerika’nın çıkarları için vurulup ölmüş sakallı abinin hatırasına konulmuş bir sunak görüyoruz. Amerikan çıkarları için ölmeseydin ve seni fiştekleyen köylü götverenler şehrimin içine sıçmıyor olsaydı senin için bayağı bir üzülürdüm sakallı. Az üzüldüğüm için bu fotoğrafımın adını “Niyazi” koydum. Yine de toprağın bol olsun Niyazi –ama kafana sıçayım o ayrı.
Read More »Bandera Bandera Ye Beni…

Yeni Temayla, Yeniden

Soviet-era building, a fine example of Stailinist Architecture, located at Kreschatik No 25, Kiev, Ukraine

Kreşatik Bulvarı 25 Numara’da yer alan bina Kiev’in Stalinist Mimari Stilde inşa edilmiş görkemli Sovyet Dönemi binalarından birisidir. Bina tam karşısındaki Boğdan Hmelnitski caddesini Boğdan Boğa görmektedir. Nevet

2010’da yazmayı bırakmıştım. 2013’de tekrar başlayayım dedim ama arkası gelmedi. İçimden gelmedi. Bugün itibarı ile, yeni bir formata geçiyorum. Fotoğrafa eskisinden daha fazla yer vermeye başlayacağım ama elbette (elimden geldiğince, vakit buldukça) yazılar koymaya da devam edeceğim. Hayırlısı olsun bakalım, evet. Fotoğraf deneme amaçlı konulmuş olsa da altında üstünde bir yerlerinde kültürlendirici bişiler yazıyor olması icap eder. Bilmiyom. İlk yazı işte, idare ediverin. Deniyoz…

Bu ossuruk blog yazısı aynı zamanda bir deneme mahiyetinde olup, şayet şekli şemali sıçık olmadıysa silinmeyip aynen böyle bırakılacak, 15 saniye içinde de kendi kendini imha edecektir. 15… 14… 13… (*)

Read More »Yeni Temayla, Yeniden