kültür

Kapak Nedir, Nasıl Takılır Üzerine 2 Ayrı Vaka Çalışması

İki ayrı “lider”. İki ayrı “kapak” paylaşacağım bugün. Birincisi, Uzun. Biliyorsunuz, Amerika’ya maske yardımı gönderdi. Amerika da ertesi gün PKK/PYD’ye maske yardımı gönderdi. Belki de uzunun gönderdiği o maske yardımını aynen PKK/PYD’ye pasladı. Bilemiyoruz. Ama… Read More »Kapak Nedir, Nasıl Takılır Üzerine 2 Ayrı Vaka Çalışması

Hoş Geldin Emine Ülker Tarhan!

Ekmel bey’i aday göstermeleriyle kendini belli eden eksen kaymasının ayırdına vardığım gün “bundan böyle chp’ye oy yok” demiştim. Vermedim de nitekim. Vermedik. Taşak geçtiler bizimle. Elin kör popçusu, Edo Dönemi Japon resimlerinden fırlamış ceberrut sıfatıyla “ar yu disko” falan diye tivit attı, yine siklemedik. Haddini bilmezliğine verdik. Vatan lan bu! Boru mu? Öyle cemaatin adres göstermesiyle cumhurbaşkanı seçmek yakışır mı benim mensubu olduğuma gönülden inandığım “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesle”? Benim gibi kafası çalışan on küsur milyon seçmen boykot ettik seçimi. Bize “tıpış tıpış gideceksin benim gösterdiğim adaya oy vereceksin” diyen haddini bilmezlere “tıpış tıpış kurultaya gideceksin” dedik (o kadarını diyebildik; şartlar öyle gelişti). Kurultayın önünü açtık. Açtık ne oldu? Gördük ki ihaneti yapan genel başkandan ibaret değil. Sorunun kökü daha derinde. Kurultayda babayı aldık ama gene de fikrimiz hür, irfanımız hür, vicdanımız hür!Read More »Hoş Geldin Emine Ülker Tarhan!

Erkin Babaaa, Tüne Koim…

Şu şarkılar ve daha niceleri Erkin Koray’a ait olmayıp bildiğin çalıntıdır. Erkin Koray parça çalmak konusunda Teoman’ın eline iki kere verebilecek bir potansiyele sahiptir. Hatta şöyle ifade edeyim: Teoman daha kısa pantolonla dolaşırken, Erkin Baba Araplardan, Hintlilerden v.s. çatır çatır şarkı çalıyordu (çalmak da bu cümlede icra etmek anlamında olmayıp bildiğin afırmak, araklamak, indiragandi etmek anlamında kullanılmıştır). Buyrun tek tek dinleyin, abartmış mıyım siz karar verin:Read More »Erkin Babaaa, Tüne Koim…

Chernigiv mi Chernigov mu?

Cuma Akşamı Özgür “hadi” dedi “Chernigov’a gidelim”. Chernigov(*) Kuzey Ukrayna’da, Kiev’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan 350 bin kadar nüfuslu bir şehir. Aslında bana kalsa kasaba… Şirin bir yer. Orman, nehir, başka da pek bir nane yok gibi. Özgür’ün bir arkadaşı gece kulübü açıyormuş Chernigov’da, Özgür ona takılacak. “Mekan sahibi kankam, kesin ekmek çıkar” düşünesiyle, “masrafları ben çekiyorum” dedi, sağolsun. “E ben de fotoğraf çekerim” düşüncesiyle kabul ettim, atladık gittik.

A Street in Chernigov

Chernigov’da bir sokak – İnsanları sıcakkanlı, sokakları geniş, doğası bozulmamış Chernigov’un.

Read More »Chernigiv mi Chernigov mu?

Edward Bernays (1891-1995)

Amerikalı komedyen Bill Hicks 90lardaki bir gösterisinde seyircilere şöyle seslenmişti: “aranızda reklam ve pazarlama işiyle uğraşanlara sesleniyorum: kendinizi öldürün. Ciddiyim, pazarlamacı veya reklamcıysanız, gerçekten kendinizi öldürün. Yaptığınızın mantıklı hiçbir yanı yok. Sizler şeytanın uşağısınız, güzel olan her şeyi yok eden kimselersiniz. Ciddi ciddi söylüyorum: kendinizi öldürün. Ruhunuzu temizleyip kurtulmanın tek yolu bu: intihar edin. Yanki (güneyli, kıro, silaha ve alkole meraklı kesim) bir dostunuzdan silah mı ödünç alırsınız, bir otomobilin egzoz borusuna ağzınızı dayayıp ciğerlerinizi karbon monoksitle mi doldurursunuz, nasıl yaparsınız orasına karışmam ama dünyayı o şeytani varlığınızdan derhal temizleyin. Espri de yapmıyorum. Ciddiyim. İntihar edin”. Bill Hicks algı mühendisliği, toplum mühendisliği, algı yönetimi ve benzeri gibi konulara ilk parmak basanlardan biriydi. Peki reklamcılarla ve pazarlamacılarla ilgili bu ağır lafları sarf etmesinin sebebi neydi? Bu soruyu bilahare tarafınızdan cevaplanmak üzere buraya asılı bırakıp asıl konuya, Edward Bernays konusuna girmek istiyorum.Read More »Edward Bernays (1891-1995)

Bandera Bandera Ye Beni…

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Arka planda Kiev’in göbeğinde, bir zamanlar aşıkların el ele gezdiği; sokak müzisyenlerinin şarkılar söylediği; pandomimcisinin, dansçısının, ressamının sanatını icra ettiği; milletin mesai saatleri dışında ve hafta sonunda yaya halde dolaştığı; turistlerin taş gibi Ukraynalı hatunları seyrettiği; buram buram sanat, buram buram kültür kokan Kreşatik Bulvarı üzerinde çadırını kurmuş, utanmayıp etrafını çitle çevirerek kendine bahçe yapmış, hatta hayasızlığın dibine vurmak suretiyle bir de yandaki elektrik direğinden kaçak hat çekip içeriye derin dondurucu ve buz dolabı bile koymuş batı Ukraynalı köylülerden birisi, kendisi de ihtimal bir köylü olan tombul kızın memelerine karşı birasını içerken görülüyor. Ön planda ise vatanı için savaştığını düşünürken Amerika’nın çıkarları için vurulup ölmüş sakallı abinin hatırasına konulmuş bir sunak görüyoruz. Amerikan çıkarları için ölmeseydin ve seni fiştekleyen köylü götverenler şehrimin içine sıçmıyor olsaydı senin için bayağı bir üzülürdüm sakallı. Az üzüldüğüm için bu fotoğrafımın adını “Niyazi” koydum. Yine de toprağın bol olsun Niyazi –ama kafana sıçayım o ayrı.
Read More »Bandera Bandera Ye Beni…