kültür

Bandera Bandera Ye Beni…

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Kreşatik Bulvarı üzerine (müze süsü verip) çadır kurmuş hatta çitle çevirip kendine bahçe yapmış Ukraynalı köylü dayı çadırının bahçesinde birasını yudumlarken acaba aynı noktada can vermiş (ön planda fotoğrafları vs. görülen) Niyazi gardaşımızı düşünüyor mu?

Arka planda Kiev’in göbeğinde, bir zamanlar aşıkların el ele gezdiği; sokak müzisyenlerinin şarkılar söylediği; pandomimcisinin, dansçısının, ressamının sanatını icra ettiği; milletin mesai saatleri dışında ve hafta sonunda yaya halde dolaştığı; turistlerin taş gibi Ukraynalı hatunları seyrettiği; buram buram sanat, buram buram kültür kokan Kreşatik Bulvarı üzerinde çadırını kurmuş, utanmayıp etrafını çitle çevirerek kendine bahçe yapmış, hatta hayasızlığın dibine vurmak suretiyle bir de yandaki elektrik direğinden kaçak hat çekip içeriye derin dondurucu ve buz dolabı bile koymuş batı Ukraynalı köylülerden birisi, kendisi de ihtimal bir köylü olan tombul kızın memelerine karşı birasını içerken görülüyor. Ön planda ise vatanı için savaştığını düşünürken Amerika’nın çıkarları için vurulup ölmüş sakallı abinin hatırasına konulmuş bir sunak görüyoruz. Amerikan çıkarları için ölmeseydin ve seni fiştekleyen köylü götverenler şehrimin içine sıçmıyor olsaydı senin için bayağı bir üzülürdüm sakallı. Az üzüldüğüm için bu fotoğrafımın adını “Niyazi” koydum. Yine de toprağın bol olsun Niyazi –ama kafana sıçayım o ayrı.
Read More »Bandera Bandera Ye Beni…

Yeni Temayla, Yeniden

Soviet-era building, a fine example of Stailinist Architecture, located at Kreschatik No 25, Kiev, Ukraine

Kreşatik Bulvarı 25 Numara’da yer alan bina Kiev’in Stalinist Mimari Stilde inşa edilmiş görkemli Sovyet Dönemi binalarından birisidir. Bina tam karşısındaki Boğdan Hmelnitski caddesini Boğdan Boğa görmektedir. Nevet

2010’da yazmayı bırakmıştım. 2013’de tekrar başlayayım dedim ama arkası gelmedi. İçimden gelmedi. Bugün itibarı ile, yeni bir formata geçiyorum. Fotoğrafa eskisinden daha fazla yer vermeye başlayacağım ama elbette (elimden geldiğince, vakit buldukça) yazılar koymaya da devam edeceğim. Hayırlısı olsun bakalım, evet. Fotoğraf deneme amaçlı konulmuş olsa da altında üstünde bir yerlerinde kültürlendirici bişiler yazıyor olması icap eder. Bilmiyom. İlk yazı işte, idare ediverin. Deniyoz…

Bu ossuruk blog yazısı aynı zamanda bir deneme mahiyetinde olup, şayet şekli şemali sıçık olmadıysa silinmeyip aynen böyle bırakılacak, 15 saniye içinde de kendi kendini imha edecektir. 15… 14… 13… (*)

Read More »Yeni Temayla, Yeniden

Sahibinden Çok Temiz İtikat, Takas Olur…

– Ehm. Öhm. Ehhheheaahhööhm.
– Buyur canım, ne istediydin?
– Lüsüfıra(*) bakmıştım da ben.
– Nideceeen Lüsifır’ı? Türk’sün demi sen? Olm bak, kendisi karı değil, adı da Lusi değil. Facebook’tan adresi alıp geliyonuz, çileden çıkarıyonuz sonra biz uğraşıyoz. Akıllı olun.
– Yok ben ruhumu satçam allaan izniyle.
– Ha yook. Artık uğraşmıyoz canım o işlerle. Şimdi bi risale kitabı yayınlıyoruz on binleri, bir islam sitesi kurup yüz binleri, hatta milyonları yoldan çıkarıyoruz. Öyle tek tek ruhla uğraşma devri geçti be canım. Hem şimdi Beelzebub’ı(*) Tayyip suretinde Başbakan yaptık, 2023’e kadar tüm Türkiye zaten bizim.

Read More »Sahibinden Çok Temiz İtikat, Takas Olur…

Yarrak Gibi Yaşıyoruz Afedersiniz, Apış Arası Kadar Yerlerde…

Bir arkadaş bir haber paylaştı feisbuk’ta, ben de oradan öğrendim: Çin’de bir ayı türünün safrasından kocakarı ilacı yapılırmış. Bu amaçla kullanılacak ayıları kafeste beslerlermiş; vakti gelince de öldürüp safrasını sağarlarmış. O ayılardan biri, bir anne ayı, dellenmiş, kafesini kırmış, gidip önce yavrusunu boğmuş öldürmüş, sonra da var gücüyle kafasını duvara gömmek suretiyle intihar etmiş. “Allah mısınız laaaaan” demiş, duvara kafayı koyup kendi fişini çekmiş… Saygı duyarım.
Read More »Yarrak Gibi Yaşıyoruz Afedersiniz, Apış Arası Kadar Yerlerde…

Gelseremos Gelseremos

Paskalya lan bugün. Hazreti İsa Aleyhisselamın ölümüyle başlayıp yeniden dirilmesi ile son bulan yortu… A.q. madem bu kadar seviyonuz bu adamı, ölümünü çörekle neden kutluyorsunuz? Yok dirilişini kutluyorsanız, neden yortuya ölümüyle başlıyonuz? Neyse, konumuz o diil. Cümle alemin Paskalya Yortusu mübarek olsun. Allah Jesus Aleyhisselamı başımızdan eksik etmesin inşallaaaa… Eaaaalllaaaaah!!!Read More »Gelseremos Gelseremos

Bak Krom Dedim, Akıllı Ol Dedim…

Previously on OrtaParmak: Krom Ölüleri Say!

İyice gerilip, şişeyi olabildiğince geriye atıp, olanca gücümle indirdim kafasına, ama şanssızlığıma, şişenin dibi denk geldi herifin bıngıldağına (şiir gibi oldu lan). Şişe kırılmadı. Şişe kırılmayınca rezil hissettim kendimi. Etraftakiler böyle birbirini dürtüp, beni gösterip, “aaa rezile bak, bi şişeyi kıramadı herifin kafasında, oğlan lan bu” falan diye geyiğimi yapıyor gibi tribe girdim.Read More »Bak Krom Dedim, Akıllı Ol Dedim…

Aygaz Kamyonu

Carter ve (o zaman hamile olan) eşi beni akşam yemeğine davet etmişlerdi. 2 3 gün önce oluyor bu –hayır “bazılarımız” hassas bu tarih ve zaman konularında da baştan belirteyim dedim. Neyse, iki şişe şarap bi buket çiçek alıp gittim. Carter ve Lena’nın iki arkadaşı daha vardı, oturup yemek yedik, sohbet ettik. Carter’ın Alla isimli bir arkadaşı da vardı. Kız Türkiye’de lisansüstü eğitimini yapıyormuş. Bir yandan da Türkçe dersleri alıyormuş. Bir aydır ders alıyor olmasına rağmen, kafasını gözünü yararak da olsa konuşabiliyor. Gerçi bunda aldığı derslerden çok sevgilisinin rolü olduğunu düşünüyorum ben. Malum dil dile değmeden dil öğrenilmiyor.Read More »Aygaz Kamyonu

Bill Hicks Namı Diğer Bay Şeytan

Dünya lunapark treninde bir tur gibidir. Ve insan zihni o kadar güçlüdür ki bu trene bindiğinizde bu trenin gerçek olduğunu sanırsınız. Tren fırıl fırıl döner, bir aşağı bir yukarı gider. Heyecan verici ya da korkutucu anları vardır ve son derece parlak renkleri ile çok gürültülü, çok eğlencelidir -en azından bir süreliğine. Daha uzunca bir süredir bu trende bulunan insanlar sorgulamaya başlarlar: “bütün bunlar gerçek mi yoksa bu sadece lunapark treninde bir gezinti mi”? Ve kimileri farkına varır ve bize gelerek “endişelenme derler, sakın kafana takma çünkü tüm bunlar lunapark treninde bir gezintiden ibaret”… Ve biz o insanları öldürürüz.
Read More »Bill Hicks Namı Diğer Bay Şeytan