kültür

Bill Hicks Namı Diğer Bay Şeytan

Dünya lunapark treninde bir tur gibidir. Ve insan zihni o kadar güçlüdür ki bu trene bindiğinizde bu trenin gerçek olduğunu sanırsınız. Tren fırıl fırıl döner, bir aşağı bir yukarı gider. Heyecan verici ya da korkutucu anları vardır ve son derece parlak renkleri ile çok gürültülü, çok eğlencelidir -en azından bir süreliğine. Daha uzunca bir süredir bu trende bulunan insanlar sorgulamaya başlarlar: “bütün bunlar gerçek mi yoksa bu sadece lunapark treninde bir gezinti mi”? Ve kimileri farkına varır ve bize gelerek “endişelenme derler, sakın kafana takma çünkü tüm bunlar lunapark treninde bir gezintiden ibaret”… Ve biz o insanları öldürürüz.
Read More »Bill Hicks Namı Diğer Bay Şeytan

İfrat ile Tefrit

Ne ki la o? Di mi?

İfrat ile Tefrit, öyle “yecüc ile mecüc”, “Leyla ile Mecnun”, “Kerem ile Aslı”, “Aslıyla Sureti” falan gibi bir çift alengirli ad ya da alengirli bir çift adı değil. İfrat ile tefrit “çok fazla” ve “çok az” demekmiş. Kısacası her şeyin bokunu çıkaran tiplere “ifrat ile tefrit arasında gidip geliyor” denilirmiş. Faraza bi gün parayı saçıyorsun, Bahamalar’a kadar uçak, Bahamalar’da otel + plaj kapatıyorsun, Paris Hilton’u oryantal oynatıp General Motors hissesi basıyorsun. Devrisi gün tasarruf olsun diye bokuna yumurta kırıp yiyorsun. İşte öyle bir ruh hali. Bipolarlar’da olurmuş. Bir de “borderline kişilik bozukluğu” olan kişilerde olurmuş. Borderline kişilik bozukluğunu “sınırda kişilik bozukluğu” diye Türkçeye çevirmişler, sonra yeterince afili bulmayıp ilk kelimesini İngilizce bırakmaya karar vermişler. Literatürde “borderline kişilik bozukluğu” olarak geçiyor.Read More »İfrat ile Tefrit

Türksen Öğün, Değilsen İtaat Et

Selamın Aleyküm… Selam dediğinin normalde insanın içini ısıtması gerekir. Karşındakiyle iletişimin ilk adımıdır ya selam; gönül fethedici bir tarafının olması zorunludur. Hoşa gitmelidir. Buzları kırmalıdır. Yakınlaştırmalıdır. Ama bu “selamın aleyküm” lafı, bu Arapça laf, hele de benim üzerimde hiç de o etkiyi yapmıyor. Bir misyoner selamıdır selamın aleyküm…Read More »Türksen Öğün, Değilsen İtaat Et

A Tribute to John Belushki Bölüm 2

Aslında aşağıdaki John Belushi’nin en beğendiğim performanslarından biri değil. Ama NBC neredeyse bütün video paylaşım sitelerindeki John Belushi kliplerini kaldırtmış. Yerine de kendi telifleri kapsamında yayınladıkları klipleri koydurmuş. Elbette o telifli videoları Türkiye’den seyretmek mümkün değil… Açmaya çalışınca bu video Türklere bi beden bol uyarısı çıkıyor… Üstelik çekim de çok süper değil, televizyondan kaydedilmiş. Televizyondan da dediysem, televizyonun dışından ağrı video kamera tutmak suretiyle, bir nevi CAM-RIP gibi kaydedilmiş. Ama yine de fikir verecektir… Adamın anlattıklarının çevirisini de koydum aşağıya… Bir kültürel not bu arada: İrlandalı Şansı, Amerika’da götünden bal damlıyor anlamında kullanılır. İrlandalılar şanslı olurmuş hesapta…Read More »A Tribute to John Belushki Bölüm 2

A Tribute to John Belushi Bölüm 1

İlk kez “Blues Brothers” (TRT’nin serbest çevirisiyle Cazcı Kardeşler) isimli filmle tanıştım John Belushi’yle. Sonra Amerika’da John Belushi Saturday Night Live Skits isimli bir videosuna denk geldim. Öğrendim ki John Belushi ve Dan Akroyd aslında 1970lerin sonunda SNL’da da skeçler yapmışlar. O yıllarda John Belushi, Dan Akroyd, Bill Murray, Steve Martin, Karen Allen ve James Belushi bir çeteymiş. Hemen hepsi birbirinin programını, şovunu, filmini vs.’sini mutlaka destekler, bir saniye olsun görünürmüş. Şimdilerde benzer bir kankalık Adam Sandler ile Rob Schneider arasında da var ya, işte öyle bir şey.Read More »A Tribute to John Belushi Bölüm 1