biyografi

Yarrak Gibi Yaşıyoruz Afedersiniz, Apış Arası Kadar Yerlerde…

Bir arkadaş bir haber paylaştı feisbuk’ta, ben de oradan öğrendim: Çin’de bir ayı türünün safrasından kocakarı ilacı yapılırmış. Bu amaçla kullanılacak ayıları kafeste beslerlermiş; vakti gelince de öldürüp safrasını sağarlarmış. O ayılardan biri, bir anne ayı, dellenmiş, kafesini kırmış, gidip önce yavrusunu boğmuş öldürmüş, sonra da var gücüyle kafasını duvara gömmek suretiyle intihar etmiş. “Allah mısınız laaaaan” demiş, duvara kafayı koyup kendi fişini çekmiş… Saygı duyarım.
Read More »Yarrak Gibi Yaşıyoruz Afedersiniz, Apış Arası Kadar Yerlerde…

Krom Ölüleri Say

Seneler evveldi. Dikkat et yıl değil sene, önce de değil evvel. Ona göre…

Erol Abi hastaneye yatmıştı. Safra Kesesi ameliyatı biliyordum ben. Bana öyle söylemişti. Daha doğrusu kendisi de öyle biliyordu. Evet. Türkiye’deydim o zaman. Telefonlaştık, “geçmiş olsuna gelcem ne istiyorsun?” diye sordum: “Marlboro,” dedi bana, “iki paket”. Marlboro gayet Erol Abi bir istek, 2 paket de kendisinin günlük tüketimi zaten, ben sandım ki hani sigarası bitmiş, günlük istihkakını istiyor benden. Ertesi güne kadar sigara alma tribi olmasın.Read More »Krom Ölüleri Say

Hitler Olucam Taksicileri Canlı Canlı Yakıcam

Taksicilerin alayı gizli işsiz. Sadece taksiye ihtiyaç duyuyoruz. Hayatımızda taksiciye yer yok aslında. Bu dünya taksicilersiz çok daha güzel bir dünya olurdu. Kalıbımı basarım. İmkansız demeyin, mümkün aslında. Yani bizi taksicilerden kurtaracak, taksicisiz çok daha rahat, sakin, sessiz, güzel bir dünyayı mümkün kılacak teknoloji mevcut olduğu halde karanlık güçler kasten bizi taksicilere ve taksicilerin o iğrenç müziklerine maruz bırakıyorlar.Read More »Hitler Olucam Taksicileri Canlı Canlı Yakıcam

Sosyal Medya ve Ortasından Sıkılmış Kadınlar

Ben: Çok yaşlı. Çok genç. Çok şişman. Çok çocuk. Çok kokoş. Çok zayıf. Bu olabilir. Bu çok şişman. Çok yaşlı. Çok yaşlı. Çok şişman. Bu çok zayıf. Bak bu olur. Çok zayıf. Çok felfecir bakıyor, kesin motor. Çok yaşlı. Çok flu. Çok kokoş. Çok tiki…

İç ses: 47 dakka oldu, hala hatun fotoğrafı mı seçiyorsun?

Ben: Ne var olm. Online sosyalleşiyorum. Sana kalsa her gece yastığa sarılıp uyuyalım…Read More »Sosyal Medya ve Ortasından Sıkılmış Kadınlar

KDV’yi Yedi Ben

Tarih 15 Mayıs 2009, Mekan Kiev.

Hava soğuk. Dün 22 dereceydi kısa kolluyla yanıyordum. Bugün uzun kolluyla donuyorum. Tek ısınmam kıçı kırık bir klima, onun da kendine hayrı yok. Laptop’ım bile daha çok ısıtıyor. Sigarayı bıraktığım günlerde sigara dumanına tahammül edememe gibi bir alışkanlık geliştirdim. Kapalı ortamlarda sigara içemediğim için saat başı camı açıyorum, beş santigrat derece karasal iklim doluyor içeri. Klimanın üflediği 30 santigrat derece hava. Eti budu kaç btu ki ortamı ısıtsın. Kiev’de uzun süre yaşayacaksam daha “doğal” ısınma kaynakları bulmam şart. Ateşli iki hatun bulunmalı mesela.Read More »KDV’yi Yedi Ben

Ne Yazayım Lan Bloga?

Ne yazayım lan bloga? Bu aralar bunu her gün en az bir kere düşünüyorum. Eskiden neredeyse her gün çatır çatır döktürürdüm… Ortaya çıkan yazıları da beğenirdim üstelik. Bu aralar, “bişiler yazmalı” diye düşünmeme, kendimi zorlamama, gazetelerde üzerinde ahkam kesecek konular arayıp araştırmama rağmen pek bir şey yazamıyorum. Zaten yazdıklarım da beni tatmin etmiyor. Bir önceki yazımı heç beğenmedim mesela. Faşik miyim lan ben ki “Türksen Öğün Değilsen İtaat Et” falan demişim?*Read More »Ne Yazayım Lan Bloga?