İlahi, Adalet? :)

Adam öldürmek öyle abartıldığı kadar kötü bişi değil ha. Yani, hemen elinize ekmek bıçağını kapıp, aylardır on kere uyardığınız halde arabasını ısrarla sizin arabanıza 4 santim mesafeye park eden yarrak kafalıyı kıtır kıtır kesin de demiyorum ama…

Continue reading …

Hoş Geldin Emine Ülker Tarhan!

Ekmel bey’i aday göstermeleriyle kendini belli eden eksen kaymasının ayırdına vardığım gün “bundan böyle chp’ye oy yok” demiştim. Vermedim de nitekim. Vermedik. Taşak geçtiler bizimle. Elin kör popçusu, Edo Dönemi Japon resimlerinden fırlamış ceberrut sıfatıyla “ar yu disko” falan diye tivit attı, yine siklemedik. Haddini bilmezliğine verdik. Vatan lan bu![…]

Continue reading …

Halime Bak, Dertli Çal!

Akşam canım sıkıldı. Aldım makineyi çıktım. Dedim “bıktım ağaç, bina, börtü böcük fotoğrafı çekmekten”. Karar verdim bugün insanların gözüne gözüne sokup objektifi, biraz da canlı bir şeyler çekeceğim. Kızarlarsa silerim. Alla alla… Kimse de kızmadı – portresini yaptıran abi haricinde kimse suratını bile asmadı.

Continue reading …

Rusya’ya mı yerleşmeli?

Eskiden, hele de akşam 9’da, hele de bugünkü gibi ne sıcak ne serin, dört dörtlük bir havada, bu caddede binlerce insan olurdu. EuroMaidan dediler, Avrupa Birliği dediler ülkenin anasını sittiler. Savaş korkusuna Yahudiler İsrail’e, Rus yanlıları Rusya’ya, AB yanlısı Ukraynalı’lar da Polonya’ya kaçtı. Hemen hiç turist yok (olanlar da tek[…]

Continue reading …

Erkin Babaaa, Tüne Koim…

Şu şarkılar ve daha niceleri Erkin Koray’a ait olmayıp bildiğin çalıntıdır. Erkin Koray parça çalmak konusunda Teoman’ın eline iki kere verebilecek bir potansiyele sahiptir. Hatta şöyle ifade edeyim: Teoman daha kısa pantolonla dolaşırken, Erkin Baba Araplardan, Hintlilerden v.s. çatır çatır şarkı çalıyordu (çalmak da bu cümlede icra etmek anlamında olmayıp[…]

Continue reading …

Mevsim Sonbahar…

İki gün önce 27 dereceydi, güneşliydi. Dün birden bulutlandı hava, soğudu. Gündüz 15 derece, akşam 10… Eminim güneş gene yaz güneşidir. Yukarılarda bir yerlerde, bu coğrafyaya hala dik (dik değilse de dikimsi) düşme gayreti içerisindedir. Ama kara kara yağmur bulutları çağanoz gibi yampiri yampiri gelip giriverdi güneşle aramıza. Kömür deposu[…]

Continue reading …

Chernigiv mi Chernigov mu?

Cuma Akşamı Özgür “hadi” dedi “Chernigov’a gidelim”. Chernigov(*) Kuzey Ukrayna’da, Kiev’e yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunan 350 bin kadar nüfuslu bir şehir. Aslında bana kalsa kasaba… Şirin bir yer. Orman, nehir, başka da pek bir nane yok gibi. Özgür’ün bir arkadaşı gece kulübü açıyormuş Chernigov’da, Özgür ona takılacak. “Mekan sahibi[…]

Continue reading …